Hifa Hatun ve Hz. Suheyb

yorum yok
66 okuma
27 Şubat, 2019
Hifa Hatun ve Hz. Suheyb

Hifa Hatun ve Hz. Suheyb

Medine’nin kadınları hem güler yüzlü hemde güzeldirler. Ancak Hifâ Hatun başka güzeldir ve bambaşka gülümser öylesine sıcakkanlı  ve öylesine samimidir’ki kadınlar onu canları gibi severler oğlu, abisi,erkek kardeşi olanlar onunla akraba olmak için yarışırlar hatta bazıları beylerine isterler onu ciddi ciddi sıkıştırıp araya hatırı geçen kileri devreye koyup izdivaç teklif ederler. Hifa Hatun‘un namı hızla yayılır ve çok uzaklara gider. Bırakın hekimleri tüccarları vezirler, sultanlar sıraya girerler ancak o necasi gibi bir imparatoru bile reddeder sadece ve sadece ALLAH‘a ulaşmayı diler. Ama taliplerin ardı arkası kesilmez kimi ayaklarına  halılar serer kimi cevahirler döker. Yüz tane kızıl tüylü deveyi getirip kapısına bağlayanları mı dersiniz yoksa saray anahtarlarını önüne atanları mı Hifa Hatun bunlara dönüp bakmaz bile. Efendimiz‘in huzuruna çıkıp . ”Ey Allahın Resulu” bana beni cennete götürecek bir şeyler öğretsene  der. Doğrusu o Peygamber efendimizin (s.a.v)in gündüzleri oruç tut yada geceleri namaz kıl gibi bir tavsiyede bulunacağını zanneder ama Serveri Kainat önce evlenmen lazım der. Zira bununla dininin yarısını emniyete alırsın. Hifa Hatun büyük bir teslimiyetle boynunu büker ”Siz kimi münasip buyurursanız ben ona razıyım Ya Rasulullah der. Malum o sıradan bir hanım değildir ve onu nikahına alacak kişide sıradan biri olmamalıdır.

Ama Resulullah (s.a.v.) ne kimseye ümit verir nede kimsenin ümidini kırar her zaman ‘ki gibi basit ve pratik bir çare bulur ” Yarın sabah mescide ilk gelen ile evlen” buyururlar. bu teklifi herkesin hoşuna gider talipler sırf erken kalkıp Hifa Hatunun yanına ilk giden olabilmek için tedbirler alırlar planlar , programlar yaparlar. Bu haberi elbette Hz.Suheyb‘de duyar ama dikkate almaz. Zira o fakir ve kimsesiz biridir evi, yurdu yoktur karnını zor doyurur Kâh ağaç altlarına uzanır, kâh mescit gölgelerine sığınır. Uzun boyuna rağmen o kadar zayıftır’ki rüzğar sert esse ayaklarını yerden kaldırır. Ama şu işe bakın’ki ”ALLAH” o gece bütün sahabelere derin bir uyku verir Hifa Hatun‘un talipleri gözlerine çöken ağırlığa yenilirler. Resullah Efendimiz (s.a.v) her zamanki gibi imsak sökerken  mescide girer ve talihli sahabeyi beklemeye başlar  nitekim o sahabenin gölgesi kapının eşiğinden görünmeye başlar ve kapıdan Hz.Suheyb girer. Resullah Efendimiz (s.a.v) namazdan sonra Hifa Hatunu çağırıp neticeyi bildirir. ve Hifa büyük bir teslimiyetle bu neticeyi kabul eder. Efendimiz (s.a.v) güzel bir hutbe okur ve nikah akidlerini yaparlar. Sonra talihli Sahabeye dönüp ”Ey Suheyb şimdi hanımına bir hediye al ve tut elinden onu evine götür buyururlar. Hz.Suheyb çaresizce iki elini yana açar ve ”Ama benim ne bir dirhem  gümüşüm nede onu götürecek bir evim var” der. Hifa Hatun kocasının boynunu büktürmez ona içinde on bin dirhem gümüş olan bir heye gönderir ve filanca yerdeki köşk’ü sana hediye ettim der. Alemlerin Efendisi çok hislenir ve onlara çok hayır dua ederler. Çünkü böyle imanlı bir aşk böyle bir teslimiyet Resullahın duasını gerektirir. Hz.Suheyb o gün medine sokaklarında dolanır durur akşam olunca utana sıkıla konağa sokulur kendisi için hazırlanan muhteşem sofradan bir lokma bir sey alır ve Ya Hifa biliyorum sen benim için bulunmaz bir nimetsin  bense senin için sadece bir mihnetim, üzüntüyüm, sıkıntıyım ben şükretsem gerek sen sabretsen gerek istermisin  şu geceyi tahet ve ibadetle geçirelim” Zira Efendimiz (s.a.v) ”Cennette yüksek bir çardak vardır orada yalnızca sabredenler ve şükredenler otururlar” buyurdular.

Seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatıp kalplerini zikir ile aydınlatırlar Cebrail aleyhisselem olup biteni Resullah Efendimize anlatır ve onları ”Allahu Teala’nın cenneti ve cemali ile müjdeler” Ertesi sabah

Efendimiz (s.a.v) Hz Suheyb’i yanına oturturlar ”Ey suheyb geceki halini senmi anlatırsın benmi anlatayım”

Hz. Suheyb gözlerini kucağına indirir zor duyulan bir sesle ”Allahın Resulu en iyisini bilir” cevabını verir. Efendimiz onlara ne mutlu size gibisinden bakar ve ”İkinizde Cennetliksiniz” ve ”Allahu teala’yı göreceksiniz.

Hz Suheyb derhal secdeye kapanır ve ”Yarabbi” diye yalvarır ”o ki beni mağrifet ettin, affettin günahlara bulaşmadan canımı al”

Ve Allah‘u Teala bu yanık dua’yı kabul eder.  Hz Suhey secdede kala kalır Mescitte bulunanlar birden ağlamaklı olurlar

Resullah Efendimiz buyurdular ”Sizlere dahada şaşılacak bir şey söyleyeyim’mi  şu anda Hifa Hatun’da ruhunu Hakka teslim eyledi”

Yüzü suyu hürmetine yaratıldığımız o yüce server kıldırır namazlarını ikisini yan yana toprağa bırakırlar. Baş uçlarına birer tahta çakarlar birine şükredenlerden Suheyb diğerine sabredenlerden Hifa yazarlar.

Aşk teslimiyettir, Aşk tevekküldür,Aşk sabırdır, Aşk duadır Aşk ALLAH‘tır Aşk senin o baktığın yalancı ölecek fani beden değildir. peki sen gerçekten Aşık mısın yoksa nefsinin pençesine tutulmuş bir köle’mi.

Aşk bir sırdır Aşuk’la Maşuk arasında tefsirine kimsenin gücü yetmez.

 


Bir önceki yazımda « makalem var.
eSmiRa

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin .

Benzer Yazılar

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?

Sohbet